
Merhaba, ben Duygu.
Kelimelerle, insanın iç dünyasıyla ve bir şeyleri yavaşça anlamlandırma hâliyle uzun zamandır yol arkadaşlığı ediyorum.
2014 yılında İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü’nden mezun oldum. Üniversite yıllarımda düşünmenin, soru sormanın ve dünyaya biraz daha dikkatli bakmanın bende açtığı kapıların yanında, Türk Dili ve Edebiyatı alanında yan dal dersleri alma fırsatı da buldum. Böylece bir yanda felsefenin derin soruları, diğer yanda edebiyatın sezgisel ve incelikli dünyası hayatımda yan yana yürümeye başladı.
Mezuniyetimin ardından farklı ajanslarda, şirketlerde ve freelance olarak metin yazarı olarak çalıştım. Markalar, insanlar, hikâyeler ve anlatılar arasında yıllar geçirdim. Yazının yalnızca güzel cümleler kurmakla değil, bir şeyi gerçekten duymak, görmek ve ona kendi sesini verebilmekle ilgili olduğunu zamanla daha çok anladım.
Bu süreçte edebiyat dergilerinde yayımlanan öykü ve denemelerim oldu. Yazmak benim için bazen bir ifade biçimi, bazen kendime açtığım sessiz bir oda, bazen de dünyayla daha dürüst bir temas kurma yolu oldu.
Pandemi döneminde mindfulness ile tanıştım. Hayatın hızlandığı, zihnin yorulduğu, insanın kendinden uzaklaşabildiği zamanlarda bu pratik bana yavaşlamayı, durmayı ve kendime daha şefkatli bakabilmeyi hatırlattı. Bana iyi gelen bu alanı başkalarıyla da paylaşabilmek için mindfulness ve şefkat eğitmenlik eğitimi aldım.
Yazıyla olan bağım da bu süreçte başka bir derinlik kazandı. Beliz Güçbilmez, Murat Gülsoy gibi Türkiye’nin önde gelen isimlerinden yaratıcı yazarlık dersleri aldım. Bu dersler bana yazının yalnızca üretmek değil, aynı zamanda görmek, dinlemek, sezmek ve cesaret etmek olduğunu yeniden hatırlattı.
Şimdiyse geçmiş deneyimlerimi, aldığım eğitimleri ve yıllar içinde içimde biriken bütün bu yolları bir araya getirdiğim yeni bir alan oluşturmanın heyecanını duyuyorum.
Eve Dönüş Atölyeleri, tam da bu niyetle doğdu. Burası yazmak isteyen ama nereden başlayacağını bilemeyenler, kendine biraz daha yakından bakmak isteyenler, kelimelerle yeniden bağ kurmak isteyenler için sakin bir buluşma alanı.
Atölyelerde mindfulness, öz şefkat ve yaratıcı yazı pratiklerini bir araya getiriyoruz. Bazen bir nesneye daha dikkatli bakarak, bazen içimizdeki sesi duymaya çalışarak, bazen de yalnızca birkaç cümlenin açtığı yolu takip ederek yazının bizi nereye götürdüğünü birlikte keşfediyoruz.
Burada amaç kusursuz metinler yazmak değil. Biraz yavaşlamak. Biraz duymak. Biraz hatırlamak. Ve belki de uzun zamandır içimizde bekleyen sesi yeniden tanımak.
Çünkü bazen insanın eve dönüşü, büyük kararlarla değil; sessizce yazılmış küçük bir cümleyle başlar.